Açıklama
Nusaybin’de timler patlaya patlaya, kafasına EYP (el yapımı patlayıcı) ile içi güçlendirilmiş tüp, çaydanlık, kola kutuları, bakır taslar, yiyerek ilerlemelerini yapıyordu..
Askerliğin rütbe ve elbise işi olmadığını ruh işi olduğunu yaşayarak bir kez daha öğrenmiş olacaktım. Er meydanıydı burası, rütbenin değil. Yiğitliğin sorgulandığı yerdi… Ölümle yaşam arasındaydık..
Gecenin sessizliğinde, yolunu şaşırmış serseri bir mermi ıslık çalarak üzerimden geçti ve geri bölgemdeki binanın camından içeri girdi..
Kayalara ve taşlara çarpan mermilerin çıkardığı toz bulutlarını görebiliyordum. Arada çıkan izli mermilerde (genellikle gece ortamlarını aydınlatmak için kullanılan mermiler) dere yatağına ayrı bir güzellik katıyordu..
Çatışmaya gireceksiniz. Yanınızda el yapımı patlayıcılar patlayacak. Başınızın üzerinden mermiler geçecek. Yanınızda silah arkadaşınız vurulacak. Ölümü ensede hissedeceksiniz. Bu topraklar için ödenen bedelleri, fedakârlıkları ruhunuzun derinliklerinde yaşayacak ve hissedeceksiniz..
Nusaybin kitabı, bana ait olamayacak kadar silah arkadaşlarımın kahramanlıkları ile dolu idi.
Henüz hiç yorum yapılmamış.